8 Nisan 2026 Çarşamba

BULGARİSTAN VİDİN İL DEVLET ARŞİVİ VİDİN MÜFTÜLÜĞÜ VE VAKIF İDARESİ FONU BELGE DÖKÜMÜ

 

BULGARİSTAN VİDİN İL DEVLET ARŞİVİ

VİDİN MÜFTÜLÜĞÜ VE VAKIF İDARESİ FONU BELGE DÖKÜMÜ

 

Çeviren:

Basri Zilabid Çalışkan

 

Bu çalışma, Bulgaristan Vidin İl Devlet Arşivi (Държавен архив – Видин) bünyesinde muhafaza edilen 25K numaralı Vidin Müftülüğü Fonu’na (1985-1944) ait envanter listesinin Türkçeye kazandırılmasını ve teknik analizini konu edinmektedir. İlgili fon; Vidin ve çevresindeki Müslüman toplumun idari, hukuki, eğitim ve sosyo-kültürel mirasını yansıtan 145 ayrı arşiv biriminden (AB) oluşmakta ve toplamda 5.578 varaklık bir belge birikimini ihtiva etmektedir.

Her ne kadar resmi fon başlığında 1895–1944 tarihleri zikredilse de içerisindeki belgeler 1817 yılından 1947 yılına kadar uzanan geniş bir kronolojik yelpazeye yayılmaktadır. Bu durum, bölgedeki Türk-İslam kurumlarının Osmanlı sonrası dönemdeki dönüşümünü ve kurumsal sürekliliğini temsil etmesi bakımından birincil derecede öneme sahiptir.

Listenin hazırlanma sürecindeki metodolojik farklılıklar ve kataloglama işlemlerinin farklı dönemlerde değişik arşiv görevlileri tarafından yürütülmüş olması, belgelere dair tanımlamalarda bazı teknik tutarsızlıkları da beraberinde getirmiştir. Arşiv kayıtlarında gözlemlenen bu durum; bazı belgelerin "asıl " statüsünün belirtilmemesi veya dil tanımlamalarındaki teknik hatalar üzerinden kendisini göstermektedir. Örneğin, orijinal katalogda "Arapça" olarak nitelendirilen bazı kayıtların, Osmanlı Türkçesi olduğu kaçınılmazdır. Katalogda aksi belirtilmedikçe, Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış olan tüm belgeler el yazmasıdır. Osmanlı Türkçesi – Osm.; Arşiv Birimi – AB; Sınıflandırma Şeması İndeksi – SŞİ olarak kısaltılmıştır.  

NOT: MAKALENİN PDF SİNE ŞURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ:

 https://marmaraedu.academia.edu/BasriZilabid



No SŞİ Arşiv Biriminin Başlığı Başlangıç ve Bitiş Tarihleri Varak Sayısı

1 І. Vidin Müftülüğü Giden Evrak Defteri 2 Ocak 1888 - 31 Aralık 1891 62
2 І. Vidin Müftülüğü Şeriye Sicili (Asıl. Osm.) 1888 - 1889 29
3 І. Vidin Müftülüğü Protokol Defteri (Asıl. Osm.) 1889 - 1891 127
4 І. Vidin Vakıf İdaresi Yazışmaları (İçişleri Bak., Dışişleri Bak., Sofya İstinaf Mahkemesi vb. ile; vakıf mülk bilgileri, Müslüman dilekçeleri, yardım talepleri; Asıl, Bulgarca ve Osm.) 1890 - 1901 97
5 І. Vidin Müftülüğü Sicili (Asıl. Osm.) 1891 - 1895 103
6 І. Vidin Müftülüğü Gelen Evrak Defteri (Dilekçe ve şikayetlerin kaydı için) 27 Ocak 1894 - 7 Aralık 1899 55
7 І. Vidin Müftülüğü Gelen-Giden Evrak Defteri (Asıl. Osm.) 1894 - 1897 32
8 І. Vidin Müslüman halkı ve Müftüsünün vakıf mülklerinin yıkılmasının önlenmesi için İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarına sunduğu beyannameler (Asıl.) 24 Temmuz 1897 5
9 І. Tüccar Ali Sayib tarafından abone olunan gazete (Asıl. Osm.) [1897] 1
10 І. Vidin Müftülüğü ile Vidin Mekatib-i İslamiye Encümeni arasındaki yazışmalar (Asıl. Osm.) [1899] 8
11 І. "Tuna" Gazetesi (Rusçuk, D.M. Drobnjak Matbaası; Asıl, Osm.) 1908 2
12 І. Vidin Müftülüğü Giden Evrak Defteri 9 Ocak 1919 - 3 Aralık 1920 100
13 І. Başmüftülük (Sofya), Vidin, Vratsa Müftülükleri ve Lom, Niğbolu vekaletleri arası yazışmalar (Türk okulları hakkında) (Asıl. Osm.) 5 Şubat 1920 - 28 Mart 1934 169
14 ІІ. Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 1872 - 1888 94
15 ІІ. Lom bölgesi Duba mahallesinden bir şahsa ait tarla tapusu (Asıl, Bulgarca ve Osm.) 1873 2
16 ІІ. Vidinli öğretmen Süleyman Aliev'in Ticari Defteri (Asıl. Osm.) 14 Aralık 1877 - 10 Ocak 1884 31
17 ІІ. Muhasebe Defteri (Asıl, Osm.) 1879 - 1880 35
18 ІІ. Bakkal Osman Çavuş'un dükkan defteri (Asıl. Osm.) 1882 - 1890 22
19 ІІ. Vidin Müftülüğü Muhasebe Defteri (Asıl, Bulgarca ve Osm.) 1883 - 1890 104
20 ІІ. Mustafa bin Hüseyin'in dükkanına ait ticari alım-satım defteri (Asıl. Osm.) 1884 - 1887 61
21 ІІ. Vidin Müftülüğü Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 16 Mart 1883 - 1896 179
22 ІІ. Muhasebe Defteri (Asıl, Bulgarca ve Osm.) [1885 - 1887] 14
23 ІІ. Mustafa bin Hüseyin'in Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 20 Ağu 1887 - 20 Temmuz 1889 26
24 ІІ. Vidin Müftülüğü Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 1887 31
25 ІІ. Vidin Müftülüğü Gelir Defteri (Asıl. Osm.) 1887 - 1888 19
26 ІІ. Vidin Müftülüğü Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 1888 - 1889 54
27 ІІ. Vergi Kayıt Kitabı (Asıl, Bulgarca ve Osm.) 1900 238
28 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Gider Kasa Defteri (Asıl. Osm.) 2 Ocak 1891 - 31 Aralık 1896 101
29 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Gelir Kasa Defteri 5 Ocak 1891 - 31 Ekim 1895 98
30 ІІ. Vidin Müftülüğü Makbuz Defteri 26 Temmuz 1893 - 29 Ağustos 1894 103
31 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Gelir Kasa Defteri 1 Kasım 1895 - 27 Nisan 1899 100
32 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1896 103
33 ІІ. Vidin Vakıf İdaresi Evkaf-ı İslamiye Kasası Sermaye Defteri 23 Temmuz 1904 - 1 Ocak 1909 23
34 ІІ. Vidin Evkaf-ı İslamiye Kasası Genel Gelir-Gider Defteri 23 Temmuz - 28 Aralık 1904 149
35 ІІ. Vidin Müftülüğü Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1904 197
36 ІІ. Borç-Alacak Kayıt Defteri (Asıl, Bulgarca ve Osm.) 1904 22
37 ІІ. Vidin Evkaf-ı İslamiye Kasası Genel Gelir-Gider Defteri 1 Ocak - 31 Aralık 1905 253
38 ІІ. Sali Yunuz'un Ticari Defteri Şubat 1906 - 1911 92
39 ІІ. Vidin Vakıf Kasası Genel Gelir-Gider Defteri 1 Ocak - 13 Kasım 1907 236
40 ІІ. Vidin Evkaf-ı İslamiye Kasası Genel Gelir-Gider Defteri 1 Ocak - 31 Aralık 1908 215
41 ІІ. Vidin Vakıf İdaresi Gider Kasa ve Cari Hesap Defteri 1 Ocak 1911 - 31 Temmuz 1912 201
42 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Kasa Defteri (Asıl. Osm.) 1911 100
43 ІІ. Vidin Vakıf İdaresi Personel Maaş Bordroları ve Harcama Belgeleri Ocak - 30 Haziran 1912 82
44 ІІ. Vidin Müftülüğü Genel Gelir-Gider Defteri 29 Ağustos 1912 - 19 Şubat 1917 31
45 ІІ. Vidin Müftülüğü Genel Gelir-Gider Defteri 15 Şubat 1916 - 1 Ekim 1919 31
46 ІІ. Vidin Bölge Müftülüğü Genel Gelir-Gider Defteri 17 Eylül 1919 - 31 Aralık 1923 31
47 ІІ. Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) Tarihsiz 41
48 ІІІ. Lom sakini İsmail bin Veli'nin Vidin "Mustafa Paşa" Camii'ne vakfettiği Kur'an (Asıl. Osm. ) Eylül 1876 192
49 ІІІ. Vidin Müftülüğü "Çavuş" Camii Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) [1879] 50
50 ІІІ. "Ayşe Hatun" Camii Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1888 22
51 ІІІ. "Hacı Musa" Camii Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1880 - 1893 18
52 ІІІ. Vidin Camileri Gelir-Gider, Tamirat ve İşletme Defteri (Asıl. Osm.) 1884 - 1885 49
53 ІІІ. Vakıf Mülk Gelirleri ve Tamirat Giderleri Defteri (Asıl. Osm.) 1889 - 1890 52
54 ІІІ. Vidin Stefanova Sokak Vakıf Dükkan İnşaat Planları ve İzni (Mimar: N. Neshov) 13, 17, 19 Ağustos 1896 4
55 ІІІ. Mustafa Paşa Camii Yanındaki Mekteb-i İptidai Kayıt/Sınıf Defteri (Asıl. Osm.) 1896 - 1897 21
56 ІІІ. Mustafa Paşa Camii Vakfı Kira Defteri (Asıl. Osm.) 1896 - 1901 81
57 ІІІ. Raynina Sokak'taki Vakıf Camii Tamirat Planı (Çizen: T. Vırhota) 9 Temmuz 1897 1
58 ІІІ. Mustafa Paşa Camii Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1897 - 1901 104
59 ІІІ. Çar Aleksandrova Sokak Vakıf Komisyonu Dükkan Planı (Mimar: N. Neşov) 28 Ağustos 1899 1
60 ІІІ. Mustafa Paşa Camii Yazışma Taslakları (Asıl. Osm.) 1899 - 1900 20
61 ІІІ. Mustafa Paşa Camii Kira Defteri (Asıl. Osm.) 1903 - 1905 69
62 ІІІ. "Ruveyde Hanım" Vakfı Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1905 49
63 ІІІ. Din Okulları İçin Küçük Kur'an (Osm.) [1907, 1909] 12
64 ІІІ. Muradiye Camii ile İlgili Tercüme Edilmemiş Belgeler (Asıl. Osm.) Tarihsiz 23
65 ІV. Vidin Müftülüğü Doğum Kayıt Defteri 1881 - 1883 58
66 ІV. Vidin Müftülüğü Doğum Kayıt Defteri 1881 - 1887 18
67 ІV. Vidin Müftülüğü Doğum Kayıt Defteri 1881 - 1892 14
68 ІV. Vidin Müftülüğü Evlenme Kayıt Defteri 14 Ocak 1881 - 7 Ağustos 1883 54
69 ІV. Vidin Müftülüğü Evlenme Kayıt Defteri 1881 - 1885 6
70 ІV. Doğum ve Ölüm Bilgileri (Rusalska ve Kirilova Sokakları; Asıl. Osm./Bulgarca) 1883 - 1884 6
71 ІV. Şahsa ait Nüfus Cüzdanı (Asıl. Osm.) 1894 1
72 V. Böğürtlen ve Semendire Kalelerindeki Askerlerin Maaşlarını Belirleyen Sultan Beratı (Asıl. Osm.) 9 Aralık 1818 1
73 V. Topçu Aliş Ağa oğlu Mustafa'nın vasiyet icracılarını belirleyen Hüccet (Asıl. Osm.) 28 Haziran 1834 1
74 V. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Gelir-Gider Defteri 3 Eylül 1880 - 9 Eylül 1882 51
75 V. Vidin Müftülüğü Veraset Yazışmaları Suret Sicili (Asıl. Osm.) 1880 - 1884 56
76 V. Vidin Müftülüğü Yetim Vasiliği Dosyaları Kayıt Defteri 3 Aralık 1881 - 17 Şubat 1914 85
77 V. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Gelir-Gider Defteri 28 Şubat 1883 - 30 Aralık 1890 186
78 V. Veraset Yazışmaları ve Vasiyetname Suretleri (Asıl. Osm.) 1888 - 1889 122
79 V. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Muhasebe Defteri (Asıl. Osm.) 1889 - 1906 112
80 V. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Yetim Davaları Listesi 9 Nisan 1891 - 2 Aralık 1913 494
81 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 15 Nisan 1891 - 24 Temmuz 1892 71
82 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 30 Ekim 1896 - 6 Mart 1908 100
83 V. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1896 - 1898 36
84 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 30 Kasım 1899 - 31 Mayıs 1901 80
85 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 11 Haziran 1901 - 21 Ocak 1903 82
86 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 6 Mart 1903 - 27 Haziran 1905 80
87 V. Vidin Bölge Müftülük Şer'iyye Mahkemesi Genel Gelir-Gider Defteri 21 Temmuz 1904 - 17 Temmuz 1907 31
88 V. Reşit Olmayanlar ve Kısıtlılar Vasisi Kayıt Defteri 12 Nisan 1905 - 8 Nisan 1910 81
89 VІ. "Şefkat" Okuma Evi (Çitalişte) 1905 Yılı Gelir-Gider Defteri 1905 46
90 VІ. Vidin "Şefkat" Okuma Evi Harcama Belgeleri (Ekim 1909) (Asıl. Osm.) Ocak - 31 Ekim 1909 55
91 VІ. Tatarcık Köyü (Slana Bara) Vakıf Türk Okuma Evi Vergi Karnesi 1915 - 1920 1
92 VІ. "Şefkat" Okuma Evi ile Ahmed Sabriev Arasında Avusturya/Almanya'da Mimarlık Eğitimi İçin Sözleşme 1925 4
93 VІ. "Şefkat" Okuma Evi Yazışma Suretleri Defteri (Asıl. Osm.) 1936 - 1937 50
94 VІ. Vidin Türk Okuma Evi "Şefkat" Kasa Defteri 1 Ocak 1940 - 1 Ocak 1941 53
95 VІ. Vidin "Şefkat" Türk Okuma Evi 44. Yıl Jübile Almanağı 1940 28
96 VІ. Vidin Türk Okuma Evi "Şefkat" Faaliyet Raporu 15 Aralık 1947 1
97 VІІ. Dışişleri ve Mezhepler Bakanlığı, Sofya Başmüftülüğü, Vratsa Sayıştayı ve diğer kurumlardan; Türk savaş esirlerinin iadesi, cami din görevlilerinin zorunlu çalışma yükümlülüğünden (angarya/çalışma borcu) muaf tutulması, yeni vakıf heyetlerinin seçimi ve müftülüklerin faaliyetlerine dair diğer konularda krallıktaki müftü ve müftü vekillerine gönderilen tamimler (genelgeler) 12 Aralık 1914 - 2 Mayıs 1934 75
98 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Memur Maaş Bordroları (1915-1919) 1915, 1919-1920 77
99 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Ofis Kira Sözleşmeleri 1915 - 1926 11
100 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Memur ve Personel Listeleri 1920 - 1934 26
101 VІІ. İstatistik Genel Müd. ve Lom Müftü Vekilliği Arası Yazışmalar (Nüfus sayımı, yağmur duası vb.) 1920, 1922, 1932 3
102 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Maaş Bordroları (1920-1931 arası çeşitli aylar) 1921 - 1931 154
103 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Gelir-Gider Bordroları 1922 - 1923 13
104 VІІ. Müslüman Çingenelerin Sayısına Dair Köy İdarelerine Verilen Belgeler 23 Mart 1922 5
105 VІІ. Lom Müftü Vekilliği’nin "Nüvvab" Din Okulu fonu lehine tahsil edilen tutarlara dair bordroları 1922 - 1923 10
106 VІІ. Dışişleri ve Mezhepler Bakanlığı, Sofya Başmüftülüğü, Lom Müftü Vekilliği ve diğer kurumlar arasında; personelin atanması ve görevden alınması, Lom Müftü Vekilliği merkezinin Popovo şehrine taşınması ve diğer konulara dair emirler, raporlar, mektuplar ve diğer belgeler. 1922 - 1927 36
107 VІІ. Lom Müftü Vekilliği’nin 1921-1934 mali yılları "Nüvvab" Din Okulu fonu lehine tahsil edilen tutarlara dair raporları. 1922 - 1934 24
108 VІІ. Başmüftülükten Lom Müftü Vekilliğine Gönderilen Bültenler (Asıl. Osm.) 1922, 1925 3
109 VІІ. Lom Müftü Vekilliği Gelir-Gider Raporları 1923 - 1934 17
110 VІІ. Lom Müftü Vekilliği’nden Devlete Aktarılan Gelirlere Dair Bordrolar 1923 - 1933 56
111 VІІ. Lom Müftü Vekilliği memur ve personel maaş tevzi listesi (defteri) 1925 - 1927 25
112 VІІ. Lom Müftü Vekilliği İstatistik Tabloları (Asıl. Osm.) [1927] 10
113 VІІ. Başmüftülükten Lom Müftü Vekilliğine Tercüme Edilmemiş Belge (Asıl. Osm.) [1927] 1
114 VІІ. Vidin, Akçar (bugün Arçar) köyü sakinlerinden Başbakan, Meclis Başkanı, Sofya Başmüftülüğü ve diğer makamlara gönderilen; Anayasa'da yer alan din özgürlüğü ilkesine uyulması ve Müslümanlar arasında çıkan ihtilafların Şeriat hükümlerine göre çözülmesi talebine dair dilekçe-mektup. 29 Ocak 1931 1
115 VІІ. Sofya Başmüftülüğü, Vidin Müftülüğü, Lom Şeriat Sekreteri, Lom kazası Dolni Tsibar köyü muhtarı ve diğerleri arasında; vesayet, boşanma davaları ve diğer konulara dair yazışmalar. 1932 37
116 VІІІ. Osmanlı Türkçesi Gramer Kitabı/Ders Kitabı (El Yazması) (Asıl. Osm.) 1817 96
117 V. Vidin sakini Abdullah oğlu Mustafa oğlu merhum Elhac Rüstem Ağa’nın vasiyet icracılarını (vasiyetnameyi yerine getirecek kişileri) belirleyen Hüccet. (Asıl. Osm.) 29 Mayıs 1858 1
118 V. Vidin'deki Çeşitli Mütevelliler Arasındaki Parasal Sorunları Çözen Hüccet (Asıl. Osm.) 12 Eylül 1864 1
119 VІІІ. Tercüme Edilmemiş Belgeler (Vidin Okulları, Dolni Tsibar İmamı vb. hakkında) (Asıl. Osm.) 1873 - 1933 129
120 V. Vakıf mülkünün Yahudi Yakob oğlu Menahim’e kiralanma şartlarını düzenleyen Hüccet. (Asıl. Osm.) 8 Nisan 1863 1
121 V. Vidin'de Vakıf Mülkü Kiralanmasına Dair Hüccet [1878 öncesi] 1
122 V. Merhum Avram oğlu Yakob oğlu Menahim’in vasiyet icracılarını belirleyen İlam. (Asıl. Osm.) 6 Nis 1873 1
123 V. Vidin Müftüsü'ne mektuplar (1881 – 1892 tarihli doğum kayıt defterinde bulunanlar). (Asıl. Osm.) 1892 4
124 ІІІ. Vidin Vakıf İdaresi Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1892 - 1894 152
125 ІІ. Vidin Müftülüğü Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1894 - 1905 103
126 ІІІ. Vidin Vakıf İdaresi Gelir-Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1881 - 1888 80
127 V. Müftü Süleyman Hulusi'nin Giden Yazışma Suret Defteri (Asıl. Osm.) 1897 - 1898 82
128 ІІІ. Vidin Vakıf İdaresi Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1896 - 1900 148
129 ІІ. Vidin Şer'iyye Mahkemesi Tahsilat Defteri (Asıl. Osm.) 1888 - 1893 70
130 ІІІ. Vakıf mülkleri sicili/kaydı (tüm mülkler, kiralar ve diğerleri). Osm. (Asıl. Osm.) 1904 85
131 V. Müftülük Mahkemesi Tereke Defteri. (Asıl. Osm.) 1888 - 1889 33
132 І. Vidin Müftülüğü Giden Yazışmalar (Asıl. Osm.) 1902 50
133 ІІ. Mali Belge Taslakları (Asıl. Osm.) Tarihsiz 85
134 І. Vidin ve Çevresi Camilerinin Gelir-Gider Sicili (Asıl. Osm.) 1842 - 1894 150
135 V. Şer’iyye Sicili. (Asıl. Osm.) (1846-1847 yılı gazeteleri ile ciltlenmiş.) [1877 öncesi] 140
136 ІІІ. Derkenarlı Kur'an. (Asıl. Osm.) 1942 97
137 VІІІ. El Yazması Kitap. (Asıl. Osm.) [17. Yüzyıl] 108
138 ІІІ. Vidin "Yalı Cami" Vakıf Encümeni Gider Defteri (Asıl. Osm.) 1889 - 1890 40
139 ІІІ. Vidin Müftüsü (veya cami imamlarından birine) Ait Not Defteri (Asıl. Osm.) Tarihsiz 65
140 VІІІ. Tercüme Edilmemiş Diğer Belgeler. (Asıl. Osm.) Tarihsiz 52
141 ІІІ. Vidin Müftülüğü Vakıf Kira Gelirleri Kayıt Defteri. Asıl. Arapça . 1900 - 1903 118
142 І. Vidin Müftülüğü, Lom Müftü Vekilliği, Vidin Akçar (bugün Arçar) köyü vakfı, Akçar Okul Heyeti, Akçar Cami Komisyonu, Lom Dolni Tsibar köyü imamı ve diğerleri arasındaki yazışmalar, gelir-gider belgeleri ve diğer evrak. Asıl. Arapça. 1915 - 1932 42
143 ІІІ. "Mustafa Paşa" Camii muhasebe hesabı, gelir ve giderleri. (Asıl. Osm.) 1887 1
144 VІ. Öğrenci isimleri, yaşları, ikamet yerleri ve diğer bilgileri içeren liste. (Asıl. Osm.) [1878 sonrası] 3
145 VІІІ. Kitap parçası. Asıl. Arapça. Tarihsiz 1











Vidinli Şeyh Âmâ Bâlî Efendi

 Vidinli Şeyh Âmâ Bâlî Efendi

​Rumeli’de, Tuna Nehri kıyısında bulunan Vidin kasabasında yaşamış ve ömrünün sonuna kadar orada kalmıştır. Belgradlı Münîrî Efendi’nin naklettiğine göre aslen Haleplidir. Gençliğinde pek çok şeyhin ve dervişin sohbetine katılmış, ancak aradığı manevi huzuru bir türlü bulamamıştır. Nihayetinde Sofyalı Bâlî Efendi hazretlerine bağlanmış; onun terbiyesiyle manevi eğitimini tamamlayarak halifesi olmuştur.
​Hocasından icazet aldıktan sonra Vidin’e yerleşmiş ve burada tarikatını yaymaya başlamıştır. Sevenleri ve müritleri kısa sürede çoğalmış, bölge halkı ona büyük bir inançla bağlanmıştır. Onun sayesinde pek çok kişi kötü alışkanlıklarını bırakmış, dualarının kabul olduğu ve nefesinin etkili olduğu her yerde duyulmuştur. Takva, ibadet ve nefis terbiyesinde zamanının tek örneği olarak kabul edilmiştir.
​Şöhreti o kadar yayılmıştır ki gayrimüslimler bile ona saygı duymaya başlamıştır. Hatta Eflak Voyvodası, devlet işlerindeki zorluklar için ondan yardım istemiş, değerli hediyeler göndererek bağlılığını bildirmiştir. Şeyh Efendi de voyvodaya, ölene kadar makamını kaybetmeyeceğine dair müjde vermiş ve olaylar aynen Şeyh'in dediği gibi gerçekleşmiştir.
​Bir gün güzel bir kadın, takılarıyla süslenip Şeyh'in yanına gelir ve elini öper. O gece Şeyh'e manevi bir uyarı gelir; zihnine o beyaz bileğin görüntüsü düşer. Ertesi sabah uyandığında gözlerine bir perde inmiş, dünya gözü kapanmıştır. Bundan böyle şeyhe dünya kapısı kapanmış ama Allah'a açılan başka bir kapı açılmıştır. Ömrünün sonuna kadar bu şekilde âmâ (kör) kalmıştır.
​Hicri 972 (Miladi 1564-65) yılında, bu imtihan dünyasından ebediyet sarayına göç etmiştir.

5 Ocak 2026 Pazartesi

Vera Mutafçieva’nın Romanlarında Türk Kökenli Kelimeler

 Vera Mutafçieva’nın Romanlarında Türk Kökenli Kelimeler

(Dil, Hafıza ve Tarihsel Gerçeklik Üzerine Analitik Bir İnceleme)


GİRİŞ

Bulgar edebiyatında Osmanlı dönemi genellikle siyasal baskı, kültürel kopuş ve ulusal travma kavramları etrafında ele alınmıştır. Bu anlatı geleneği içinde dil çoğu zaman ikincil bir unsur olarak kalmış, Osmanlı dönemine ait kelime hazinesi ya bilinçli biçimde ayıklanmış ya da nötrleştirilmiştir. Vera Mutafçieva’nın tarihsel romanları ise bu eğilimin istisnai bir örneğini teşkil eder. Mutafçieva, Osmanlı dönemini anlatırken Türk kökenli kelimeleri yalnızca tarihsel dekor unsuru olarak değil, toplumsal hafızayı ve gündelik hayatı taşıyan asli anlatı araçları olarak kullanır.


Bu çalışma, Letopis na smutnoto vreme (Puslu Zamanlar Kroniği) başta olmak üzere Mutafçieva’nın romanlarında yer alan Türk kökenli kelimeleri dilsel, toplumsal ve tarihsel bağlamlarıyla ele almayı amaçlamaktadır.

DİLİN TARİHSEL TANIKLIĞI OLARAK TÜRKÇE UNSURLAR

Puslu Zamanlar Kroniği romanında cami, çarşı, kahvehane, paşa, kadı, yeniçeri, sipahi, ferman gibi Türk kökenli kelimeler, Bulgarcaya geçmiş basit alıntılar olmanın ötesinde, Osmanlı idari ve toplumsal düzeninin gündelik dildeki izlerini temsil eder. Yazar bu kelimeleri Bulgarca karşılıklarıyla ikame etmeyi tercih etmez; aksine Türkçe biçimleriyle koruyarak Osmanlı varlığının Balkanlar’da yalnızca siyasal bir egemenlik değil, dilsel ve kültürel bir gerçeklik olduğunu ima eder.

TOPLUMSAL HAYATIN DİLİ: ÇARŞI, ESNAF VE GÜNDELİK YAŞAM

Roman boyunca bakırcı, terzi, kalfa, çırak, kasap, bostancı, esnaf gibi kelimeler Osmanlı şehir hayatının ekonomik ve sosyal örgütlenmesini görünür kılar. Bu kelime alanı, Osmanlı’yı yalnızca askerî ve yönetsel bir yapı olarak değil; çalışan, üreten ve geçinen bir toplum düzeni olarak sunar. Tarih, saraydan çok çarşıda ve gündelik ilişkiler içinde şekillenir.

İKTİDAR, OTORİTE VE DİL

Paşa, padişah, vezir, subaşı, serasker gibi kelimeler Osmanlı iktidar yapısını temsil ederken; angarya, hapis, cellat, zulüm, viranlık gibi kelimeler iktidarın baskı üretebilen yönlerini ortaya koyar. Ancak bu kelimelerin sınırlı ve bağlama bağlı kullanımı, baskının sürekli değil, tarihsel koşullara bağlı bir olgu olarak sunulduğunu göstermektedir.

İNANÇ, TASAVVUF VE SEMBOLİK DİL

Derviş, molla, imam, hacı, Ramazan, şadırvan gibi kelimeler Osmanlı toplumunun dinî ve tasavvufî boyutunu yansıtır. Bu kelimeler aracılığıyla İslam, yalnızca resmî bir kurum değil; gündelik hayatın ve halk inancının ayrılmaz bir parçası olarak temsil edilir.

SONUÇ: DİL ÜZERİNDEN OSMANLI ALGISI

Puslu Zamanlar Kroniği’nde satır satır okuma yöntemiyle tespit edilen Türk kökenli kelimeler, Osmanlı varlığının Bulgar edebiyatında nasıl kurgulandığını göstermektedir. Bu söz varlığı, Osmanlı’nın yalnızca askerî ve idarî bir güç değil, gündelik hayatın ve toplumsal ilişkilerin ayrılmaz bir parçası olarak sunulduğunu ortaya koymaktadır.

Mutafçieva’nın roman dili, Osmanlı mirasını ne romantize eder ne de bütünüyle mahkûm eder. Dil üzerinden kurulan bu anlatı, Balkan tarihinin daha analitik, çok katmanlı ve soğukkanlı biçimde okunabileceğini göstermektedir.



ÖTESİ DÜŞ DEĞİL, RECEP KÜPÇÜ

 

ÖTESİ DÜŞ DEĞİL 
RECEP KÜPÇÜ
SOFYA 1967

13 Kasım 2025 Perşembe

Seyyahların “30 Camili Şehir” Olarak Tarif Ettikleri Vidin

Seyyahların “30 Camili Şehir” Olarak Tarif Ettikleri Vidin

Vidin, Osmanlı döneminden kalan mimarî eserleriyle dikkat çeken bir şehirdir. Yapıların büyük bir kısmı günümüze ulaşmamış olsa da özellikle Osman Pazvantoğlu tarafından inşa ettirilen eserler zamana meydan okumaktadır.


Yazan: Dr. Emine Bayraktarova

Bulgaristan’ın kuzeybatısında, Tuna Nehri kıyısında yer alan güzel şehir Vidin, Osmanlı döneminden kalan mimarî eserleriyle dikkat çekmektedir. Zira bu dönemde Bulgaristan’da camiler, mescitler, tekkeler, türbeler, konaklar gibi birçok dinî ve idarî binanın yanı sıra hamamlar, kütüphaneler, bezistenler, kervansaraylar ve hanlar gibi sivil nitelikli yapılar da inşa edilmiştir.

Ünlü Türk mimar-mühendisi ve mimarlık tarihi araştırmacısı Ekrem Hakkı Ayverdi’nin tespit ettiği 3.339 mimarî eserin büyük bir kısmı günümüze ulaşmamıştır. Ancak Vidin’deki Osmanlı eserlerinin Bulgaristan’ın diğer şehirlerine kıyasla daha fazla olduğu bilinmektedir.

1396 yılında Osmanlı hâkimiyetine giren Vidin, önemli askerî ve ticaret yolları üzerinde bulunduğundan, takip eden yüzyıllarda Osmanlılar ile Haçlılar, Macarlar ve Avusturyalılar arasında birçok savaşa ve kuşatmaya sahne olmuştur. Barış zamanlarında ise Dubrovnikli, Venedikli ve Yahudi tüccarların faaliyetleriyle ticaret gelişmiştir. Orta Avrupa’ya gönderilen kaya tuzu, balık, ahşap, deri, yün ve tahıl yüklü kervanlar Vidin üzerinden geçerdi.

Orta Çağ’da Bdin olarak bilinen kent, Bulgar aristokrasisinin güçlü ailelerinden birinin merkezidir ve şehir merkezi kalenin içinde yer alıyordu. Tuna Nehri kıyısında yükselen, su dolu hendeklerle çevrilen bu kale, Osmanlı hâkimiyeti yıllarında da önemini korumuştur. Macarlar’ın 1502’de gerçekleştirdikleri tahribatın ardından kale yeniden inşa edilmiş ve içinde kimsenin yaşamamasına rağmen şehrin en önemli bölümü olmayı sürdürmüştür.

Evliya Çelebi’nin Gözünden Vidin

  1. yüzyılda Vidin’i ziyaret eden Evliya Çelebi, Vidin Kalesi’ni ve kalenin güneyinde yer alan, kestane ve palmiye ağaçlarıyla dolu Varoş adlı kasabayı ayrıntılı biçimde anlatır. Evliya Çelebi, dördü Hristiyan, biri Yahudi, geri kalanı ise Müslüman olmak üzere 24 mahalleden söz eder. Bunlar arasında en ünlüleri Bey Mahallesi, Çarşı Mahallesi, Tabakhane Mahallesi, Orta Cami Mahallesi, Şeyh Mahallesi, Nalband Mahallesi ve Yukarı Mahalle’dir. Bahsettiği camiler arasında Yeşil Cami, Uzun Cami, Çarşı Cami ve Kapan Cami bulunur. Ayrıca Şeyhefendi Camii, Nalband Camii ve Ak Cami de mevcuttu.

Evliya Çelebi’nin aktardığına göre şehirde on kadar mescit daha vardı ve bunların en ünlüleri Hacı Ahmed ve Şeyh Efendi mescitleriydi. Bazı yazarlara göre Vidin’de 51’i cami olmak üzere toplam 86 mimarî anıt bulunuyordu. Seyyahlar ise Osmanlı dönemindeki Vidin’i “30 camili bir şehir” olarak tarif eder.

1868 tarihli Tuna Vilayeti Salnâmesi’ne göre Vidin’de 24 cami, 12 okul, bir medrese ve 7 tekke bulunmaktaydı.

Günümüze Ulaşmayan Mimarî Yapılar

Ne var ki bu eserlerin büyük bir kısmı günümüze ulaşamamıştır. Bir bölümü 1877–1878 Osmanlı–Rus Savaşı sırasında tahrip olmuş, büyük kısmı ise Komünizm döneminde yok edilmiştir. Bazı mimarî yapılar yerel veya ulusal öneme sahip olmalarına rağmen yıkılmıştır.

Örneğin 1955 yılında, bir Bulgar mimar ailesi, Kültür Bakanlığı tarafından Vidin’deki ulusal öneme sahip mimarî anıtları tespit etmek üzere görevlendirildiğinde, Ak Camii kötü durumda olsa da hâlâ ayaktaydı. Yerel Kooperatif (TKZS) tarafından tahıl deposu olarak kullanılan bu caminin “19. yüzyılın ortalarından itibaren şehirdeki Türk kültürel yapısını yansıttığı” gerekçesiyle koruma altına alınması önerildi. Ulusal öneme sahip kültürel anıt olarak ilan edilmesine rağmen Ak Camii 1970 yılında yıkıldı. Bugün Vidin’de “Akcamiya” adında bir mahallenin bulunması, bu yapının hatırasını yaşatmaktadır. Aynı kaderi muhtemelen hakkında bilgi bulunmayan ve 1964’te kültürel anıt ilan edilen “Kırnatata Camiya” da paylaşmıştır.

Yerel öneme sahip bir kültürel anıt olan ve Derviş Camii olarak bilinen Mustafa Paşa Camii de 1970’lerde yıkılmıştır.

Osman Pazvantoğlu döneminden kalan iki çeşme kaydedilmiştir. Zengin süslemelerle bezeli bu çeşmeler, yaz aylarında yoksullara ücretsiz buzlu su dağıtıyordu. Çeşmelerden biri Yeniçeriler Kışlası’na giden yol üzerinde, diğeri ise Derviş Camii’nin yanındaydı. 1927’de Derviş Camii’nin yanındaki çeşme yıkılmış ve taşları farklı amaçlarla kullanılmıştır.

Bugüne Kadar Varlığını Sürdüren Eşsiz Eserler

Tüm bu tahribata rağmen Vidin, özellikle Osman Pazvantoğlu tarafından inşa ettirilen eşsiz eserleriyle bugün hâlâ ilgi çekmektedir.

Vidin’de bugün ayakta kalan Osmanlı yapıları arasında Osman Pazvantoğlu Camii ve Kütüphanesi’nin yanı sıra kale ve şehir surları, baruthane deposu, postane, konak ve Yeniçeriler Kışlası yer alır. Ayrıca Vidin tarihinde önemli bir zat olan Selahaddin Baba’nın türbesi de mevcuttur.

Kalenin en büyük kapısı olan İstanbul Kapı oldukça iyi durumdadır. Bir zamanlar sembolik olarak İmparatorluğun başkenti İstanbul’a açılan kapı sayılırdı. Tuna Nehri’ne bakan ana kapısı ise Telgraf Kapı’dır ve adını yakınında bulunan, Bulgaristan’da günümüze ulaşmış tek Osmanlı posta ve telgraf binasından (1858–1859) alır. Telgraf Kapı 1950’de lokantaya, Komünizm sonrası ise bara dönüştürülmüştür. Bugün bakımsız bir görünüm arz eder.

Tuna tarafında Osman Pazvantoğlu’nun sarayına açılan Saray Kapı ile Yeniçeri Kapı oldukça iyi korunmuştur. Ancak Florentin Kapı için aynı durum söz konusu değildir. Uzun yıllar boyunca kışlalara giden yol olarak kullanılan kapı, günümüzde uğradığı tahribat nedeniyle neredeyse tanınmaz hâle gelmiştir.

Osman Pazvantoğlu Camii

Vidin’deki Osmanlı eserlerinin en önemlisi hiç şüphesiz şehrin sembollerinden olan ve 1801’de inşa edilen Osman Pazvantoğlu Camii’dir.

Bugün Vidin’de ayakta kalan tek camidir ve Pazvantoğlu’nun sarayı ile kale arasında, Tuna kıyısındaki yoğun yeşillikler içinde yer alır. Caminin içi, Osmanlı sanatında geç Barok üslubunun etkisini yansıtan nefis ahşap oymalarla süslenmiştir.

Ancak bu camiyi meşhur kılan unsur içi değil, tepesidir. Dikkatlice incelendiğinde caminin hilâl ile değil, ters çevrilmiş bir kalp motifiyle taçlandığı görülür. Bu simge her ne kadar “eşsiz” kabul edilse de imparatorluk coğrafyasında hilâlsiz cami örnekleri mevcuttur.

Osman Pazvantoğlu Kütüphanesi

Osman Pazvantoğlu Camii’nin birkaç metre kuzeydoğusunda yer alan bu kütüphane, Bulgaristan’da korunan iki Osmanlı kütüphane binasından biridir. Caminin inşasından kısa süre sonra Pazvantoğlu tarafından kurulan bu yapı, zamanında dinî, tarihî, coğrafî ve tıbbî eserlerden oluşan zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapıyordu. Bugün o koleksiyon Sofya’daki Millî Kütüphane’de muhafaza edilmektedir; fakat kütüphane binası hâlen ayaktadır.

Yeniçeriler Kışlası (“Krıstata Kazarma”)

Osman Pazvantoğlu, kendisine bağlı fedakâr askerleri için 1801’de kalede yeni ve görkemli bir kışla inşa ettirmiştir. Haç şeklindeki alışılmadık planı nedeniyle halk arasında “Haçlı Kışla” olarak bilinir. 1878’den sonra Bulgar ordusu tarafından kullanılmış, 1965 yılında ise etnografya müzesine dönüştürülmüştür. 1969’dan bu yana Vidin bölge halkının geleneksel kültürünü yansıtan etnografik bir sergiye ev sahipliği yapmaktadır.

Eski Osmanlı Konağı

  1. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen eski Osmanlı konağı bugün Vidin Tarih Müzesi’ne bağlıdır. Zamanla önemli değişiklikler geçiren binaya ikinci bir kat ve yangın kulesi eklenmiştir. Osmanlı döneminde karakol olarak kullanılan yapı, 1870’e kadar Bulgar kilise cemaatine ev sahipliği yapmıştır. 1878 sonrasında Bulgar Rönesansı mimarisinin özellikleri eklenmiş ve 1956’da Tarih Müzesi’ne dönüştürülmüştür.

Selahaddin Baba Türbesi

Selahaddin Baba Türbesi, Osman Pazvantoğlu tarafından 1796–1807 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Selahaddin Baba, 1689 yılında Avusturyalıların Vidin’i kuşatması sırasında 1000 askeriyle birlikte kahramanca şehit düşen efsanevi bir komutandır. Türbe 1964 yılında “yerel öneme sahip” kültürel bir anıt ilan edilmesine rağmen günümüzde harap durumdadır.

Kenan ve Çoban Köprüleri

Vidin’de 18. yüzyılda inşa edilen ve “yerel öneme sahip” kültürel anıtlar arasında yer alan Kenan ve Çoban köprüleri de Osmanlı döneminin önemli yapıları arasındadır.

Vidin’de ayakta kalan Osmanlı mimarî eserlerini ziyaret ederek şehrin eşsiz tarihî dokusuna tanıklık etmenizi temenni ederim.

12 Kasım 2025 Çarşamba

VİDİN'DE GÖREV YAPAN ÖNEMLİ İSİMLERDEN ABDURRAHMAN SAMİ PAŞA

 

Abdurrahman Sâmi Paşa


Image

Image

Hayatı ve Kariyeri

  • Asıl adı Abdurrahmân, mahlası Sâmî’dir. (Teis)

  • Doğum yılı kaynaklara göre farklılık gösterir: 1206 (1792) olarak kayıtlanmış olup bazı kaynaklar 1209 (1795) olarak vermektedir. (Teis)

  • Doğum yeri Mora’nın (Yunanistan’daki) Trâpoliçe kasabasıdır. (Teis)

  • Babası, Cerrâhî Tekkesi şeyhi Ahmed Necib Ahdî Efendi’dir; çocukluğunda babasından ve dönemin önemli âlimlerinden eğitim görmüş, Arapça ve Farsça’nın yanında Fransızca, Yunanca, İbranîce ve Latince öğrenmiştir. (Türk Maarif Ansiklopedisi)

  • 1821’de başlayan Rum Ayaklanması sırasında ailesiyle birlikte esir düşmüş; bu süreçte babasını kaybetmiş ve 1823 ya da 1825’te kurtulup Mısır’a gitmiştir. (Türk Maarif Ansiklopedisi)

  • Osmanlı Devleti’nde çeşitli görevler üstlenmiştir: Rumeli Müfettişliği, Bosna, Trabzon, Vidin gibi yerlerde vali ya da idareci görevleri yapmıştır. (Vikipedi)

  • 17 Mart 1857’de devletin ilk Maarif-i Umumiye Nezareti’nin başına getirilmiş, böylece Osmanlı imparatorluğu eğitim işlerini tek bir çatı altında toplama çabasında ilk “maarif nazırı” sıfatını almıştır. (Vikipedi)

  • 1882’de İstanbul’da vefat etmiştir. (Vikipedi)

Vidin İdari Bağlamı

  • Vidin (bugünkü Bulgaristan sınırları içindeki önemli bir Osmanlı sancak merkezi) açısından Abdurrahman Sâmi Paşa’nın Rumeli teftişi görevi sırasında ve Vidin çevresinde yürüttüğü idari sorumlulukların kaydı bulunmaktadır. (ResearchGate)

  • Örneğin “Abdurrahman Sami Paşa’nın Rumeli Teftişi” başlıklı makalede Vidin valisi olan Ali Rıza Mehmed Paşa’nın görevinden önce/sonra kontekst içinde adı geçmektedir. (ResearchGate)

  • Wiki’daki Vidin sancak sayfasında “Abdurrahman Paşa ‘Samil’ (1852-1855)” ifadesiyle Vidin Sancağı’nda görev yaptığı kaydedilmektedir. (Vikipedi)

  • Vidin Sancağı ile ilgili olarak, TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki Vidin başlığında: “1854’te Osmanlı Valisi Sâmî Paşa, Vidin’de zengin bir tarihî silâh koleksiyonunu barındıran Bulgaristan’ın en eski müzesini kurdu.” ifadesi mevcuttur.

Edebi ve Bilimsel Yönü

  • Sâmi Paşa aynı zamanda şair ve yazar kimliğiyle de tanınmıştır. (Vikipedi)

  • Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde, “Sâmî, Abdurrahman Paşa” başlığı altında edebî makamı ve “Şâir Sâmî” mahlasıyla eserleri olduğu belirtilmektedir. (Teis)

Önemi

  • Osmanlı modernleşmesi sürecinde eğitim alanında lider konumda bulunmuş bir devlet adamıdır.

  • Rumeli-Balkan bölgesi Osmanlı yönetimi açısından stratejik bir öneme sahipti; Vidin gibi merkezlerde yürüttüğü teftiş ve vali görevlendirmeleriyle bölgesel idareyi doğrudan etkilemiştir.

  • Hem idari hem de kültürel sahada yer alması, 19. yüzyıl Osmanlı entelektüel-yönetici profiline bir örnek teşkil eder.

22 Ekim 2025 Çarşamba

HACIOĞLU PAZARCIK (DOBRİÇ) ŞERİYYE SİCİLLERİ

 HACIOĞLU PAZARCIK ŞERİYYE SİCİLLERİ İÇİN 

TIKLAYIN

Verilen bağlantıda 10 adet kadı sicili bulunmaktadır. Bunlardan 9 tanesinin defterleri yüklü. Sonuncusu yüklü değildir. 

Defterlere dair verilen bilgiler şöyledir: 

1- Hacıoğlu Pazarcık’a ait 1210–1279 (1795–1863) tarihleri arasındaki kadılık defteri (gelen-giden kayıt defteri); kasabadaki dinî okul, camiler vb. kurumlar lehine yapılan para, gayrimenkul ve benzeri bağışlara ilişkin kayıtları içermektedir.
1210–1279 (1795–1863). Orijinal. El yazması. Osmanlıca-Türkçe.
f. 239K, op. 1, a.e. 7, l. 1–48. Tek nüsha. 111 belgenin tamamını görüntüleyin.

2- 1153 (1740–1741) tarihli Hacıoğlu Pazarcık’a ait kadılık defteri (gelen-giden kayıt defteri); padişah emirleri, fermanlar, protokoller vb. kopyalarıyla birlikte, vergi toplama, yiyecek temini, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasındaki askerî harekâtlar ve bu iki imparatorluk arasında akdedilen antlaşmalara ilişkin kayıtları içermektedir.
1153 (1740–1741). Orijinal. El yazması. Osmanlıca-Türkçe.
f. 239K, op. 1, a.e. 1, l. 1–76. Özellikle değerli. 151 belgenin tamamını görüntüleyin.

3- 1195–1204 (1770–1791) tarihleri arasında Hacıoğlu Pazarcık’a (Dobriç) ait kadılık defteri (gelen-giden kayıt defteri); sultanın emirleri, fermanlar, protokoller vb. kopyalarıyla birlikte, vergi toplanması, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasında ilan edilen savaş, Osmanlı kara ve deniz kuvvetlerinin tam seferberliği, İsmail ve Braila kaleleri çevresinde gerçekleşen muharebeler ve benzeri olaylara ilişkin kayıtları içermektedir.
1195–1204 (1770–1791). Orijinal. El yazması. Osmanlıca-Türkçe.
f. 239K, op. 1, a.e. 2, l. 1–117. Özellikle değerli. 233 belgenin tamamını görüntüleyin.

4- 1205–1208 (1790–1794) tarihleri arasında Hacıoğlu Pazarcık’a (Dobriç) ait kadılık defteri (gelen-giden kayıt defteri); padişah emirleri, fermanlar, protokoller vb. kopyalarıyla birlikte, vergi toplanması, orduya yiyecek temini, eşkıya çetelerinin faaliyetlerinin önlenmesi, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasındaki askerî harekâtlar, ateşkesin imzalanması ve Prusyalı esirlerle ilgili meselelerin çözümüne dair kayıtları içermektedir.
1205–1208 (1790–1794). Orijinal. El yazması. Osmanlıca-Türkçe.
f. 239K, op. 1, a.e. 6, l. 1–97. Özellikle değerli. 196 belgenin tamamını görüntüleyin.

5- 1236–1247 (1820–1832) tarihleri arasında Dobriç kasabası Hacıoğlu Pazarcık’a ait kadılık defteri (gelen-giden kayıt defteri); sultanın emirleri, fermanlar, protokoller vb. kopyalarıyla birlikte, şiddetli bir deprem, Yeniçerilerin isyanı ve Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, ayrıca 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Hristiyan nüfusun durumu gibi konulara ilişkin kayıtları içermektedir.
1236–1247 (1820–1832). Orijinal. El yazması. Osmanlıca-Türkçe. f. 239K, op. 1, a.e. 3, l. 1–110. Özellikle değerli. 225 belgenin tamamını görüntüleyin.

6- 1253–1268 (1837–1852) yılları arasında Hacıoğlu Pazarcık’ın (Dobriç) kadılık defteri (gelen–giden evrak kaydı); padişah emirleri, fermanlar, protokoller vb.nin kopyalarını içerir. Osmanlı İmparatorluğu’nda gerçekleştirilen ıslahatlara, halktan zorla yiyecek teminine ve ordunun iaşesine ilişkin kayıtlar bulunmaktadır. 1253–1268 (1837–1852). Orijinal. Osmanlı Türkçesi, el yazması.
f. 239K, op. 1, a.e. 4, l. 1–97. Özellikle değerlidir. (200 belge görüntüsünün tamamı mevcuttur.)

7- 1265–1275 (1848–1859) yılları arasında Hacıoğlu Pazarcık’ın (Dobriç) kadılık defteri (gelen–giden evrak kaydı); sultanın emirleri, fermanlar, protokoller vb.nin kopyalarını içerir. Vergi toplanmasına, kasabanın ekonomik ve sosyal yaşamına dair kayıtlar bulunmaktadır.
1265–1275 (1848–1859). Orijinal. Osmanlı Türkçesi, el yazması.
f. 239K, op. 1, a.e. 5, l. 1–80. Özellikle değerlidir. (164 belge görüntüsünün tamamı mevcuttur.)

8- 1284–1289 (1867–1873) yılları arasında Hacıoğlu Pazarcık’ın (Dobriç) kadılık defteri (gelen–giden evrak kaydı); ölen kişilerin mallarının satışı ve bu malların bedellerinin dağıtımına ilişkin tutanaklar, kararlar ve belgeleri içerir.
1284–1289 (1867–1873). Orijinal. Osmanlı Türkçesi, el yazması.
f. 239K, op. 1, a.e. 10, l. 1–123. Özellikle değerlidir. (250 belge görüntüsünün tamamı mevcuttur.)

9- Hacıoğlu Pazarcık ve çevresine ait Kadı Kararları. [1898]–[1904] yıllarına aittir. Orijinal. Osmanlı Türkçesi, el yazması. Sekizinci tur (defter) olarak kaydedilmiştir.
f. 239K, op. 1, a.e. 8, l. 1–77. Özellikle değerlidir. (162 belge görüntüsünün tamamı mevcuttur.)

10-  Hacıoğlu Pazarcık Kadılığı’nın miras sorunlarının çözümüne ilişkin kararları ve benzeri belgeler. 1905–1911 yıllarına aittir. Orijinal. Osmanlı Türkçesi, el yazması. f. 239K, op. 1, a.e. 9, l. 1–100. Özellikle değerlidir. Boyutlar: 20,5 × 33,5 cm; defter.

Listeyi hazırlayan: Basri Zilabid Çalışkan, BTG Editörü 

13 Ekim 2025 Pazartesi

Osman Pazvantoğlu’nun Vidin’deki kütüphanesinde neler var?

Prof. Stoyanka Kenderova ile Söyleşi

Söyleşiyi yapan: Ema Ivanova 


Stoyanka Kenderova 1947 yılında Velingrad’da doğdu. Osmanlı ve Arap tarihçisi, profesör, St. Petersburg Doğu Dilleri Enstitüsü’nde tarih doktoru, Strazburg Üniversitesi’nde tarih bilimleri doktorudur. Sofya Üniversitesi’nde Türk Filolojisi bölümünü, ikinci uzmanlık alanı olarak da Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü tamamlamıştır. Daha sonra Tunus’taki Burgiba Yaşayan Diller Enstitüsü’nde kütüphanecilik ve bibliyografya üzerine yüksek lisans yapmış, ayrıca edebî Arapça eğitimi almıştır. Bağdat, Cambridge ve Madrid’de uzmanlık çalışmalarında bulunmuştur.

Milli Kütüphane’de arşivci, baş arşivci, Doğu Bölümü Başkanı ve bilimsel sekreter olarak görev yapmaktadır. Sofya, Tırnova ve Strazburg üniversitelerinde Osmanlı-Türk diplomasisi, Arap ülkelerinin kültür tarihi ve Osmanlıca alanlarında fahri öğretim görevlisi olarak dersler vermektedir.

“Tuna Vilayeti’nde Yoksullar ve Göçmenler İçin Hastaneler”, “Samokov Müslümanları Arasında Kitaplar, Kütüphaneler ve Okuma Alışkanlıkları” ve “Çepinsko’nun Geçmişine Dair Kaynaklar” gibi pek çok bilimsel kitabın ve yayının yazarıdır.

2025 yılının başında “Vidin’deki Osman Pazvantoğlu Kütüphanesi. Kütüphane Kataloğu (1837–1887)” adlı kitabınız yayımlandı. 2.600 ciltlik bir koleksiyon tespit ettiniz. Osman Pazvantoğlu’nun (1758–1807) Vidin yöneticisi olduğunu ve cami ile bitişiğinde bir kütüphane inşa ettirdiğini biliyoruz. Ancak bu kütüphanenin ölçeği hakkında bugüne dek pek fikrimiz yoktu. Önce Osman Pazvantoğlu’nun kişiliğinden bahsedelim: O, bir istisna mıydı?


– Pazvantoğlu oldukça çelişkili, enerjik ve güçlü bir kişiliğe sahipti. Yaşadığı dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nda ademi merkeziyetçiliğin öne çıktığı bir dönemdi. Yerel yöneticiler (ayanlar) her bölgede güç kazanarak merkezi otoriteden bağımsız hareket etmeye başlamışlardı. Bu süreç özellikle Avusturya’nın sık sık saldırdığı sınır bölgesi Vidin’de daha belirgin biçimde yaşandı.

19. yüzyılın başlarında yaklaşık 9.000 kişilik bir yeniçeri ordusu Vidin’de toplanmış, zamanla şehrin ekonomik yaşamında da etkin rol oynamaya başlamıştı. Sultan III. Selim, Osmanlı ordusunu Avrupa modeliyle modernleştirmeye yönelik reformlara girişmişti. Ancak bir yeniçeri subayının oğlu olan Osman Pazvantoğlu, bu reformlara karşı çıktı; ona göre Osmanlı’nın büyük başarılarını yeniçeriler elde etmişti.

Vidin’deki Hristiyan ve kırsal kesim halkı, reformlar sonucunda vergilerinin düşmesi nedeniyle onu destekliyordu. III. Selim ona karşı üç büyük askerî sefer düzenledi fakat başarılı olamadı.

Pazvantoğlu’nun ordusu çok milletliydi: Arnavutlar, Türkler ve yerel halktan oluşuyordu. Hatta süvarilerinin çoğunun Bulgar olduğu söylenir. Yer yer kundaklama ve yağmalama eylemleri de gerçekleştirmiştir. Osmanlı arşivlerinde, yerel idarecilerin onun ordusunun yağmacı hareketlerinden şikâyet ettiklerini gösteren belgeler mevcuttur.

Öte yandan Batı’ya da ilgi duymuş, özellikle Fransa’ya yönelmiştir. Güvendiği iki adamını Paris’e göndermiş; Napolyon’un dışişleri bakanına ulaştırdıkları mektupta, kendi yönetimindeki topraklarda Fransız tüccar ve çıkarlarının koruyucusu olduğunu bildirmiştir.

Hayırsever yönü de güçlüydü. Babasına adadığı büyük bir cami ile bitişiğinde bir kütüphane (1802–1803) yaptırmıştır. Ebeveynlerinden kalan kitaplar da bu kütüphanenin temelini oluşturmuştur: Babasından 1569, annesinden ise yaklaşık 100 cilt kalmıştır; bunların otuzu bugün Milli Kütüphane’de muhafaza edilmektedir. Bu durum, kitap sevgisinin köklü bir aile ortamında geliştiğini gösterir. Avusturyalı bilim insanı Felix Kanitz (1829–1904), Vidin’in onun döneminde büyük bir gelişme kaydettiğini belirtir.

– Osmanlıların genel olarak eğitimsiz olduğu yönünde bir algı vardır. Bu kütüphane, Balkanlar’daki en büyük Osmanlı kütüphanesi miydi?


– En büyük kütüphane Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’dir (16. yüzyıl). Bulgar topraklarında ise 1842–1843 yıllarında Mehmed Hüsrev Paşa’nın Samokov’da kurduğu kütüphane önemlidir. Bu kütüphane, yerel halkın kitap koleksiyonlarının birleştirilmesiyle oluşturulmuştur ve fon açısından Vidin’deki kütüphaneye yaklaşır. Ayrıca 18. yüzyıl ortalarında kurulan Şumnu’daki Şerif Halil Paşa Kütüphanesi de önemlidir. Halil Paşa, cami ve külliyesiyle birlikte bir ilkokul ve medrese de inşa ettirmiştir.

Kütüphane kurmak büyük mali kaynak gerektirir. El yazması kitaplar süslemeli, ciltli ve oldukça pahalı eserlerdi. Osmanlı İmparatorluğu’nda matbaanın kullanılmaya başlanması, Gutenberg’in icadından yaklaşık 250 yıl sonradır. Ömer Ağa son derece zengin biriydi; geniş topraklara sahipti ve bu servet Pazvantoğlu’na da miras kalmıştı.

– Kütüphaneye 115’ten fazla bağışçının katkı sağladığını belirtiyorsunuz. Bunlar kimlerdi?

– Çoğu 1–2 kitap bağışlamış, bazıları ise 50–70 hatta daha fazla cilt hediye etmiştir. 1837’de hazırlanan orijinal katalogda, kitapların bir kısmının halk arasında dağıldığı, kütüphanenin korunmasından yerel ulemanın sorumlu olduğu kaydedilmiştir. Bağışçılar arasında çok sayıda yeniçeri bulunmaktadır. Vidin müftüsü ve Vidin İdare Meclisi eski sekreteri Mahir Efendi de bunlar arasındadır.

Milli Kütüphane, Vidin halkına ait tereke kayıtlarını da içeren 80’den fazla sicil defterine sahiptir. Bu defterlerde ölen kişilerin mirası (yorganlar, mutfak eşyaları, kitaplar vb.) ayrıntılı şekilde kaydedilmiştir. Bu belgelerden, dönemin en pahalı kitaplarının hukuk alanındaki eserler olduğu anlaşılmaktadır.

– Pazvantoğlu’nun kütüphanesinde 22 tematik kategori yer alıyor. Dini içerikli (Kur’an, hadis, kelam, tasavvuf, fıkıh) eserlerin yanı sıra dil, matematik, felsefe, astronomi gibi seküler alanlara ait kitaplar, biyografik koleksiyonlar ve şiirler de var. Özellikle dikkat çeken eserler nelerdir?

– En değerli eserlerden biri, 16. yüzyıl sonlarında Medici ailesi tarafından Roma’da basılan İbn Sînâ’nın *Tıpta Kanun* adlı kitabıdır. Ayrıca Davut’un Mezmurları’nın İtalyanca bir baskısı da bulunur. İsviçreli bilim insanı Paracelsus’un eserlerinin Türkçeye çevrilmiş bir nüshası mevcuttur (bir örneği Samokov kütüphanesinde de vardır).

Öklid’in *Elementler* adlı eseri, Milli Kütüphane’de korunan en eski el yazmalarındandır ve 11. yüzyıla aittir. Bu eser, Abbasîler döneminde yaşamış büyük çevirmen Kosta ibn Luka (820–912) tarafından Arapçaya çevrilmiştir. Ayrıca Orta Asyalı astronom ve bilgin Nasîrüddin et-Tûsî’nin, Semerkantlı Uluğ Bey’in astronomik cetvellerinin de kütüphane koleksiyonunda yer aldığı bilinmektedir.

– O dönemde kütüphaneleri kimler kullanıyordu?

– Vakıf kütüphaneleri genellikle okuma salonu esasına göre işletilirdi; kitaplar dışarı çıkarılamazdı. Ancak Pazvantoğlu’nun kütüphanesinde, kefil gösterilmesi halinde kitapların ödünç alınmasına izin verilirdi.

– 1878’den sonra ne oldu?

– Kurtuluştan sonra, ülkemizdeki birçok Osmanlı kütüphanesi Milli Kütüphane’ye devredildi. Osmanlı Devleti, kötü saklama koşullarını gerekçe göstererek Pazvantoğlu’nun kitaplarını geri istemişti. Vidin’de kalan Müslüman nüfus azdı; buna rağmen kütüphane yerel yönetim tarafından teslim edilmedi. 1883’te Maarif ve Din İşleri Bakanı Konstantin Stoilov da aynı şekilde iade talebini reddetti.

1887–1888 yıllarında, Stefan Stambolov döneminde, kitapların üçte ikisi Osmanlı İmparatorluğu’na devredildi. Stambolov, Sultan ile ilişkilerini güçlendirmek ve Makedonya’daki Bulgar Kilisesi’nin korunmasını sağlamak amacıyla bu adımı atmış olabilir. Ödeme yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir.

Katalogdan, dini içerikli kitapların iade edildiği, tarih, tıp ve dilbilgisiyle ilgili eserlerin ise korunduğu anlaşılmaktadır. Kitapların incelenmesi için kurulan komisyonda Edirne, Selanik, Manastır ve Üsküp’te Osmanlıca ve Arapça öğrenmiş kişiler görev almışlardır. Bu kişiler, Bulgaristan’da Osmanlı ve Doğu bilimlerinin temellerini atan ilk araştırmacılardır.

– Türkiye’de bugün bu kitaplar nerelerde bulunmaktadır?

– Türkiye’den bir meslektaşım, Osmanlı Devleti’nin kitapları toplamak üzere Sofya’ya gönderdiği Mahmud Nedim Bey’in listesinde Nadir Eserler Kütüphanesi’ne ait kayıtları buldu. Barton Üniversitesi’nden bir diğer meslektaşım ise, kitapların bir kısmının Beyazıt Kütüphanesi’nde olduğunu tespit etti. İstanbul’da beni kütüphane müdürüyle tanıştırarak Pazvantoğlu’nun kitaplarını görmemi sağladı.


OSMANLICA EKOLÜMÜZ AVRUPA’NIN EN İYİLERİ ARASINDA

– İstanbul ve Kahire arşivlerinden sonra, Milli Kütüphanemiz Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça belgeler bakımından dünyanın en büyük üçüncü arşivine sahiptir. Ancak bunları okuyacak insan gücümüz var mı?

– Türkiye 1931 yılında arşivinin bir kısmını açık artırmayla satmış, biz de bu şekilde birçok belgeyi edinmişiz. Ülkemizdeki tüm bölgesel arşivlerde ve müzelerde Arap harfli Osmanlı belgeleri bulunmaktadır. Milli Kütüphane arşivi 80 yılı aşkın süredir tasnifli olduğu için araştırmacıların belgeye ulaşması kolaydır.

Bulgaristan’daki Osmanlıca araştırma ekolü bugün hâlâ Avrupa’nın en güçlülerinden biridir. Bunun nedeni, Trakya ve Makedonya’da Osmanlıca öğrenen Bulgar aydınlarının oluşturduğu güçlü temellerdir. Ayrıca Almanya’da Şarkiyat eğitimi alan Prof. Boris Nedkov’un (1910–1975) katkısı da büyüktür. Günümüzde Osmanlı uzmanlarının çoğu tarih kökenlidir, ancak Türkçeye hâkimiyet dereceleri genellikle zayıftır.

– “El-İdrisî Haritalarında Balkan Yarımadası” kitabının ortak yazarıyken, Arap bilim ve kültürünün Avrupa üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz.

– Bilgimiz gerçekten yetersiz. Ancak Milli Kütüphane 1960’lardan bu yana Arapça, Farsça ve Türkçe Doğu el yazmalarının kataloglarını ve kilise mücadelelerine ilişkin belgelerin envanterlerini yayımlamaktadır. Günümüzde çağdaş İslam okulları ve İslam dünyasındaki siyasi hareketler hakkında da giderek daha fazla araştırma yapılmaktadır. Özellikle Sofya Üniversitesi’nin Arapça, Türkoloji ve İran çalışmaları bölümlerinde bu konularda önemli akademik üretim gerçekleşmektedir. Prof. Yordan Peev’in büyük ansiklopedisi *“İslam Evi”*nin ikinci cildi yayımlanmıştır; burada İslam tarihinin önde gelen şahsiyetleri tanıtılmaktadır.

Tarihimizin Osmanlı döneminde İslam kültürü ve biliminin Bulgar topraklarında yaygınlaştığını bilmemiz gerekir. Bununla birlikte, 1396 sonrasında el yazmaları ve kütüphaneler de dahil olmak üzere Bulgar kültür mirasının akıbeti de önemlidir. Bu eserlerin bir kısmı korunmaları için Rusya, Romanya ve başka ülkelere gönderilmiştir.



1 Ekim 2025 Çarşamba

Hikmet Haksöz, Göç Yollarında

 

Hikmet Haksöz
Göç Yollarında
Şahsi yayın, 2014 
Büyük ihtimalle İstanbul'da basılmış. Künye sayfası yok.  

Hikmet Haksöz, Nüvvab Medresesi Mezunu ve daha sonra sekreteri olan Şakir Efendi'nin oğludur. Annesi, meşhur Osman Kılıç Bey'in kardeşidir. Yani yazarın dayısı olmaktadır.