8 Nisan 2026 Çarşamba

Vidinli Şeyh Âmâ Bâlî Efendi

 Vidinli Şeyh Âmâ Bâlî Efendi

​Rumeli’de, Tuna Nehri kıyısında bulunan Vidin kasabasında yaşamış ve ömrünün sonuna kadar orada kalmıştır. Belgradlı Münîrî Efendi’nin naklettiğine göre aslen Haleplidir. Gençliğinde pek çok şeyhin ve dervişin sohbetine katılmış, ancak aradığı manevi huzuru bir türlü bulamamıştır. Nihayetinde Sofyalı Bâlî Efendi hazretlerine bağlanmış; onun terbiyesiyle manevi eğitimini tamamlayarak halifesi olmuştur.
​Hocasından icazet aldıktan sonra Vidin’e yerleşmiş ve burada tarikatını yaymaya başlamıştır. Sevenleri ve müritleri kısa sürede çoğalmış, bölge halkı ona büyük bir inançla bağlanmıştır. Onun sayesinde pek çok kişi kötü alışkanlıklarını bırakmış, dualarının kabul olduğu ve nefesinin etkili olduğu her yerde duyulmuştur. Takva, ibadet ve nefis terbiyesinde zamanının tek örneği olarak kabul edilmiştir.
​Şöhreti o kadar yayılmıştır ki gayrimüslimler bile ona saygı duymaya başlamıştır. Hatta Eflak Voyvodası, devlet işlerindeki zorluklar için ondan yardım istemiş, değerli hediyeler göndererek bağlılığını bildirmiştir. Şeyh Efendi de voyvodaya, ölene kadar makamını kaybetmeyeceğine dair müjde vermiş ve olaylar aynen Şeyh'in dediği gibi gerçekleşmiştir.
​Bir gün güzel bir kadın, takılarıyla süslenip Şeyh'in yanına gelir ve elini öper. O gece Şeyh'e manevi bir uyarı gelir; zihnine o beyaz bileğin görüntüsü düşer. Ertesi sabah uyandığında gözlerine bir perde inmiş, dünya gözü kapanmıştır. Bundan böyle şeyhe dünya kapısı kapanmış ama Allah'a açılan başka bir kapı açılmıştır. Ömrünün sonuna kadar bu şekilde âmâ (kör) kalmıştır.
​Hicri 972 (Miladi 1564-65) yılında, bu imtihan dünyasından ebediyet sarayına göç etmiştir.

Hiç yorum yok: