ŞUMNU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞUMNU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2026 Pazartesi

Şumnu'nun Sinesinde Yatan Büyük Amiral Cezayirli Gazi Hasan Paşa

 Akdeniz’in Kükreyen Aslanı:

Şumnu'nun Sinesinde Yatan Büyük Amiral Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Osmanlı tarihinin sayfalarını karıştırdığınızda, yanında evcil bir aslanla gezen, bakışlarıyla düşmana korku, dostuna güven veren bir devle karşılaşırsınız. Bu isim, sadece bir denizci değil, bir imparatorluğun çöküş dönemindeki son büyük kahramanlarından biri olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa’dır. Bugün onun hikâyesini sadece denizlerin dalgalarında değil, Şumnu’nun Koşuyolunda da aramalıyız.



Esaretten Sadrazamlığa Uzanan Bir Destan

Hasan Paşa’nın hayatı adeta bir macera romanı gibidir. Genç yaşta esir düşmüş, ardından Cezayir ocaklarında pişmiş ve Akdeniz’i bir Türk gölüne çeviren iradenin son temsilcilerinden biri olmuştur. 1770 yılında Rus donanmasının Çeşme’de Osmanlı filosunu yakmasıyla yaşanan felaket sırasında, gemisini batmaktan kurtaran ve Limni Adası’nı tek başına savunan bu yiğit, "Gazi" unvanını kanıyla hak etmiştir.

Devletin en zor zamanlarında Kaptan-ı Deryalık ve Sadrazamlık yapmış, Kırım’dan Mısır’a kadar her cephede koşuşturmuştur. Ancak onun hayatındaki en ilginç ve manevi yönlerden biri, bugün Bulgaristan sınırları içerisinde kalan Şumnu şehriyle olan kopmaz bağıdır.

Şumnu’daki Manevi Miras: Bektaşi Tekkesi

Gazi Hasan Paşa, askeri dehasının yanı sıra derin bir gönül adamıydı. Tasavvufa duyduğu yakınlık, onu Şumnu’da muazzam bir külliye inşa etmeye yöneltti. Paşa, burada bir Bektaşi Tekkesi yaptırarak bölgenin kültürel ve manevi dokusunu zenginleştirdi. Şumnu, o dönemde Osmanlı’nın Balkanlar’daki en stratejik askeri üslerinden biriydi ve Paşa, askerlerinin ruh disiplinini bu manevi duraklarla perçinlemek istiyordu.

1790 yılında İsmail Muharebesi hazırlıkları sırasında Şumnu’da vefat eden Gazi Hasan Paşa, vasiyeti üzerine kendi yaptırdığı bu tekkenin bahçesine defnedildi. Yani Akdeniz’in aslanı, son nefesini deniz kıyısında değil, Balkanlar’ın bu sadık şehrinde verdi. Yüzyıllar boyunca onun türbesi, bölgedeki Müslüman halk için bir ziyaretgah, bir metanet kaynağı oldu.

Kırciyev Dönemi: Bir Tarih Kıyımı

Ne yazık ki, tarih her zaman kahramanlara hak ettiği saygıyı gösteren kalemlerle yazılmıyor. 20. yüzyılın başlarında, Bulgaristan’ın siyasi dönüşüm süreçlerinde Şumnu’daki Osmanlı mirası büyük bir saldırıya uğradı. Şehirde Belediye Başkanı Kırdjiev (Kırciyev) döneminde, Türk-İslam izlerini silme gayesiyle korkunç bir yıkım kararı alındı.

Gazi Hasan Paşa’nın yaptırdığı o zarif Bektaşi Tekkesi ve içindeki türbesi, bu yıkımdan nasibini aldı. Bir imparatorluğun kaderini değiştiren amiralin ebedi istirahatgahı, yerel yönetimin kararıyla yerle bir edildi. Bugün o muhteşem yapıdan geriye fiziksel bir iz kalmamış olsa da, Paşa’nın hatırası Şumnu halkının hafızasında ve tarihin tozlu belgelerinde hala dipdiridir.

Neden Hatırlamalıyız?

Cezayirli Gazi Hasan Paşa’yı sadece bir "asker" olarak görmek eksik bir bakış açısıdır. O, modern deniz harp okulunun (Mühendishane-i Bahr-i Hümayun) kurucusu, disiplinin sembolü ve Balkanlar’ı ana yurdu belleyen bir devlet adamıdır. Şumnu’daki tekkesinin yıkılması, sadece bir binanın taşlarının sökülmesi değil; bir ortak kültürün, bir yaşama iradesinin hafızasından silinmeye çalışılmasıdır.

Bizlere düşen görev; bu büyük kahramanın sadece savaşlarını değil, Balkan topraklarına vurduğu o manevi mühürleri de bilmek ve nesillere aktarmaktır. Onun Şumnu’da kaybolan mezarı, aslında bizim tarih bilincimizde yeniden inşa edilmeyi beklemektedir.

Akdeniz’in dalgalarından Balkanlar’ın dağlarına kadar uzanan bu büyük hayat, bize şunu fısıldıyor: Eserler yıkılabilir, taşlar ufalanabilir; ancak millete hizmet edenlerin adı gönüllerde ebediyen yaşar.

Ruhu şad, makamı cennet olsun.

Çeşme kalesi önünde Cezayirli Gazi Hasan Paşa Anıtı

31 Mayıs 2024 Cuma

Halil Hasan İlmen (Halil Hasanov)

 

Rusçuk ve Şumnu'da Türk okulunda muallimlik, Türk cemiyetlerinden "Altınordu" da azalık yapan, Kemalist olduğu gerekçesiyle muallimlik hakkı gasp edilen, Rusçuk'ta Türk Cemaati ve Türk Okulları Encümeni Başkanlığı görevinde bulunan, 1929 yılın Bulgaristan Türkleri Milli Kongresinde aza olarak yer alan, Meşrutiyet öncesi ve sonrasında Rusçuk'ta yazılı matbuatta dergi idareciliği görevlerinde bulunan, Balkan Harbinde "Userayi Osmaniye İane Komisyonu" azası olarak vazife yapan, Milli Mücadele döneminde Rusçuk Türk Cemaati Başkanlığı görevinde bulunan, Cumhuriyet döneminde Sofya Elçiliğinde memur olarak görev yapan Halil Hasan İlmen (Halil Hasanova)'ın Rusçuk'da bir hatıra fotoğrafı

20 Nisan 2022 Çarşamba

Şumnu'da basılmış bir ilkokul ilmihali

İsmail Hakkı

Müslümanlık (İlmihal)
İbtidaî 3. sınıfa mahsustur.
Dini ve tarihi malumat, ahlak ve sa'yu amel nokta-i nazarından tertip olunmuştur. 

Bulgaristan Muallimin-i İslam Cemiyetinin 12. Kızanlık kongresince mekteplerimizde okutulmak üzere kabul olunmuştur.  
Şumnu Terakki Matbaası, 1921-1337

 

26 Kasım 2021 Cuma

Şumnu'dan Diyarbakıra PALAS PANDIRAS, Sait ARKAN


Şumnu'dan Diyarbakır'a
PALAS PANDIRAS
Bir göçün anıları

Yazan: Sait ARKAN
Yayın Tarihi: 22.09.2021
Sayfa Sayısı:148

İkindi vakti gelen kitabı yatsı itibariyle bir solukta okuyup bitirdim. Gerçekten bir aile öyküsü. Ama ne acılar.. çok samimi yazıldığı her kelimesinden belli. Yazar derli toplu 150 sayfada anlatmak istediğini sıkmadan aktarmış. Bu kitaptan özellikle 1930'lu yıllardaki göçleri anlamak mümkün. 1989'da yaşadıklarımızla kıyaslayınca bizimkisi gözümde çok küçüldü. BZÇ, BTG-Editörü


27 Eylül 2021 Pazartesi

ŞUMNU NÜVVAB MEDRESESİ KURUCU MÜDÜRÜ EMRULLAH EFENDİNİN MEZAR TAŞI, MEHMET HASAN

 

Fotoğraflayan ve okuyan Mehmet Hasan (Şumnu İHL Öğretmeni)

Şumnu'da tesis eylediği Medresetü'n-Nüvvab'da 20 sene kadar müdür bulunup 9 Ramazan el-Mübarek 1360 tarihinde 62 yaşında irtihal-i beka eyleyen Yusufhanlar karyeli Emrullah Feyzullah Efendi ruhuna Fatiha 30 Eylül 1941

10 Ağustos 2021 Salı

Şumnu ili, Yeni Pazar ilçesi, Tekke Kozluca köyü (İzbul ) Cami kitabesi


 1. Hâdim-i din vatanperver meali entüma – Sâhib-i seyf ü kalem bir umde-i ehl-i gazâ

2. Hakkı İsmail Paşa-yı ferik me’mûr (?) – Mazhar-ı ecr-i hadis-i Mustafa-yı “men benâ”

3. Himmet-i bâlâ yerini mescidi imar eyledi - Eylesin ehl-i cemaat namına hayır dua

4. Nûriyâ tarih-i te’sîs dedi hâtif bana

5.Şed …… dergah-ı kerem mescit nûr bina 


FOTO: MEHMET HASAN

3 Mayıs 2020 Pazar

Şumnu'nun Türk Yayıncısı: Terakkî Matbaası sahibi Sabri Sadık (İLKNUR)

Şumnu'nun Türk Yayıncısı: Terakkî Matbaası sahibi Sabri Sadık (İLKNUR)

1892'de Şumnu'da doğmuştur. O güzel yurt parçasının Anavatandan ayrılışı yüzünden yüreklerde henüz dinmeyen acının taze havası içinde yetişti. Dört yaşında babasını kaybetti. Böylece Anavatan öksüzlüğü ve yetimlilik, onun küçük dünyasını kararttı. Rüştiyeyi bitirdikten sonra Türkiye'de okuma arzusunu gerçekleştiremedi. Genç yaşta hayata atıldı. 1909 yılında bir kırtasiye dükkanı açtı. İşini genişletip 1921'de Terakki Kütüphane ve matbaasını kurmuştur. Kısa zamanda başta okul kitapları olmak üzere birçok yayımları ortaya atan, Türkiye'de basılanları satan bu kuvvetli kültür müessesesi, harf inkılabından sonra hemen ona göre donanıp hizmet yoluna devam etmiş, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan Türklerini bile yayımlarından faydalandırmıştır. 

Sabri Sadık bir müddet Cemaat-i İslamiye reisi ve belediye reis muavini olarak hemşehrilerine hizmet etmiş, fakat Bulgar makamlarınca kemalist sayılarak takibata uğramıştır. Öğretmen Mehmet Yurtsever'in derlediği (Bkz. Anayurt, sy: 28) milli heyecanı yıllarca dudaklarda şiir ve beste olarak dolaştıran "Tunca, Arda, güzel Meriç - bu üç kardeş Türk'tür Türk" marşının da tam metnini veren Şarkılar Mecmuası'nı basıp bütün Türk köylerine parasız dağıttığı için matbaası basılmış, kitapları müsadere edilmiş, kendisi de tevkif olunmuştur (tutuklanmıştır). Güçlükle kurtulan Sabri Sadık, en çetin şartlar içinde mücadelesine daha yıllarca devam etmiştir. 1943'te kendisine iki ay içinde doğduğu toprakları terk etmesi bildirilmiştir. O da Anavatan'a gelip Ankara'ya yerleşmiştir. 1952'de henüz 60 yaşında iken hayata gözlerini kapamıştır. Ana yurdunda ebedi uykusunu rahat uyusun.
Kaynak:  Anayurt Gazetesi (Ankara), 1 Kasım 1955 tarihli sayısı 

Kimya ders kitabı, Yazarı: Eşref Şemsi 
Şumnu Terakkî Matbaası 1927
Büyük Harbin Etfal Üzerinde Büyük Tesirleri,
Yazarı: Mehmed Masum 
Şumnu Terakkî Matbaası 1920
Vasıyyetü'l-İmam
Ali b. Ebi Talib li'bnihi'l-Hasan radıyallahu anhuma
Yazarı: Ebu'l-Hayr Ziyaeddin el-Ezheri
Şumnu Terakkî Matbaası 1930
(Arapça dilindedir)
Vahdaniyyeti İlahiyyenin Burhanları
Yazarı: Ebu'l-Hayr Ziyaeddin el-Ezheri
Şumnu Terakkî Matbaası 1930 
Sabri Sadık biyoğrafisinin yer aldığı 
Anayurt gazetesi (Ankara), 1 Kasım 1955 sayısı


16 Şubat 2020 Pazar

Şumnu Terakki Kütüphanesi fatura örneği

Şumnu'da Terakkî Kütüphanesi'ne ait bir fatura örneği
Sahibi: Sabri Sadık
Bu fatura 1929 yılında kesilmiş. Alınan kitaplar:
20 adet Elifba x 11 leva= 220 leva
30 adet Hesap II x 14 leva=420 leva
Fatura sonunda,
"Hesapları onbeş güne kadar göndermeli, selam" yazılı. 
Osmanlıca el yazısını okuyan: BTG editörü Basri Zilabid Çalışkan

3 Şubat 2020 Pazartesi

Şumnu'da Koca Çeşme

Şumnu şehrinde 1688 yılında yapıldı. Kılâk mahallesinin kuzeyinde kalan o zaman Ravna mahallesi denilen ancak bugün Şumnu Merkez Tsentır mahallesi ile Grivitsa mahallesinin sınırında bulunmaktadır. 
Tam konumu şu şekildedir.  https://goo.gl/maps/Ckw5fUGNfvCBLZ2H6
ul. "Gen Dragomirov" ile ul. Samara'nın kesiştiği yerdedir. Shumen, Bulgaristan. 
Halk arasında Papaz çeşme olarak da bilinmektedir. Bugün artık suyu akmamaktadır. 


6 Aralık 2019 Cuma

Şumnu Vakfiyelerine Göre Camilerdeki Din Hizmetleri, Vedat S. Ahmed


Makalenin Künyesi: 
Vedat S. Ahmed, "Şumnu Vakfiyelerine Göre Camilerdeki Din Hizmetleri", IX. Uluslararası Din Görevlileri Sempozyumu, ed. Mustafa Sürün, İstanbul 2019, s. 361-371

3 Eylül 2019 Salı

Osmanlı Arşivlerinde Şumnu Kazası'nın Köyleri

Mehmet Hasan (Nüvvab İHL Öğretmeni): 

Okumaya değer bir kitap. Yazar Hüsnü Yönetenle tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. Kitap Osmanlı Arşivinde Tahrir defterlerinden 15-16 y.y. Şumnu köylerinin hangi tarihte kurulduğu, ilk yerleşenlerin kimler olduğunu ele almakta. Benim dikkatimi çeken iki husus:
1. Söğütlü {Vırbak} ve IŞIKKÖY {Osonovets} köylerinde Hz. Muhammed'in soyundan gelen, elinde şeceresi ve beraat belgesi olan SEYYİDLERİN var olması.
2. Hemen her köyde AKINCILARIN var olması.
Kitabın kapağındaki mezar taşı Boyan köyü Cami havlusunda bulunan AKINCI Habib ibn İbrahimin mezar taşıdır.



Osmanlı Arşiv Kayıtlarına Göre
Bulgaristan Şumnu Kazası Deliorman Bölgesinin Tarihi
(XV-XVI.yy)
Baskı: İstanbul, Mayıs 2019
sipariş: husnuyoneten@gmail.com 


25 Kasım 2017 Cumartesi

Nüvvâb'ın son yapraklarından biri daha döküldü... İknici Nüvvab'ın Kurucu Müdürü Osman İsmail Hoca Hakka Yürüdü

Nüvvâb'ın son yapraklarından biri daha döküldü... 
İknici Nüvvab'ın Kurucu Müdürü Osman İsmail Hoca Hakka Yürüdü

Şumnu Nüvvâb Okulu mezunu, Şumnu Türk Pedagoji Lisesi Öğretmeni, "Hristo Smirnenski" Lisesi Müdürü ve en son 1990'dan itibaren Nüvvâb İmam Hatip Lisesi Kurucu Müdürü olarak 40 yılın üzerinde eğitim hizmetlerinde bulunan, ayrıca müftülük teşkilâtında da zor zamanlarda farklı görevleri üstlenen "SAYIN HOCAM"ız OSMAN İSMAİLOV Hakk'a yürüdü. 
Cenaze namazı yarın öğleden önce Şumnu'da kılınacak olan hocamıza Allah rahmet eylesin. 
Mekânı cennet olsun! Öğrencilerinden Vedat S. Ahmed (Sofya Yüksek İslam Şurası Başkanı)