17 Mart 2019 Pazar

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN 1950-1951 GÖÇÜ VE TRAKYA'DA İSKANLARI

SONUÇ KISMINDAN

Bulgaristan 10 Ağustos 1950 tarihli notasında Türkiye’nin üç ay içinde 250.000 Bulgaristan Türkünü göçmen olarak almasını talep etmiştir. Bu nota ile başlayan karşılıklı notalar neticesinde Ağustos 1950’den Bulgaristan tarafından göçün yasaklandığı Kasım 1951’e kadar toplam 154.393 Bulgaristan Türkü 212 Türkiye’ye göç etmiş, göç süresince Bulgaristan’dan gelen göçmenler çok kötü uygulamalara maruz kalmışlardır. Bulgarlar, gayri yasal bir şekilde göçmenlerin mallarını tasfiye etmesine fırsat vermemişlerdir. Göçmenler tamamen elleri boş ve sefil bir şekilde Türkiye’ye gelmişlerdir. Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin iskân edilmesi iki aşamada yapılmıştır. İlk aşama barınma aşaması sonra ise kesin olarak yerleştirilecekleri bölgeler olan iskân aşamasıdır. Barınma aşamasında göçmenler sınırdan geçtikleri andan itibaren misafirhanelere alınmışlardır. Edirne ve İstanbul’da misafirhaneler hazırlanmış ve göçmenler buralara yerleştirilmişlerdir. Misafirhanelerde gerekli barınma ve sağlık muayenesi gibi ihtiyaçları giderildikten sonra yerleştirilecekleri iller için çalışmalar başlatılmıştır. Kasım 1950’deki Bakanlar Kurulu kararlarınca sanat, meslek, ziraatte çalıştıkları alanlar ve yaşadıkları iklim şartlarına göre tasnifi yapılan göçmenlerin, gönderilecekleri illerin valilerinin de bilgisi dahilinde olmak üzere, Türkiye’nin çeşitli illerine sevk edilmiştir. Göçmenler gerek göçleri gerekse geçici iskânları sırasında çeşitli sorunlarla karşılaşmışlardır. Devlet bu sorunları giderici tedbirler almaya çalışmış, göçmenler için askerlik ve vergi muafiyetleri sağlamıştır. 1950-51 göçüyle göçmenler maddi varlıklarını Bulgaristan’da bırakmak zorunda kalmış, hükümet göçmenlere destek vermiş ve iskân etmiştir. Göçmenlere yardım amacıyla pek çok yerde yardım komiteleri kurulmuş ve göçmenler için yardımlar toplanmaya başlanmıştır. Bir süre dağınık bir şekilde devam eden bu çalışmalar başta Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın teşvikiyle Göçmen ve Mülteciler Türkiye Yardım Birliği adı altında kurulan birlikle düzenli bir hale dönüşmüştür. Göçmen ve Mülteciler Türkiye Yardım Birliği vasıtasıyla halkın göçmenlere yaptığı nakdi ve ayni yardım önemli miktarlara ulaşmıştır. Trakya, göçmenleri barındıran önemli merkezlerden birisi olmuştur. 1950- 51 göçünde de gerek Balkanlarla iklim şartlarının uygunluğu, gerekse Trakya’nın stratejik konumu sebebiyle bölge yoğun iskân faaliyeti yapılmıştır. Edirne’ye 4665, Kırklareli’ne 6952, Tekirdağ’a 7659 kişi olmak üzere toplamda 19.276 nüfus iskân edilmiştir. Tez çalışmasında mekân konusunda sınırlama yapılmış Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde olan iskânlar incelenmiştir. Ayrıca hem köy hizmetleri 213 arşivinden yararlanması sebebiyle hem de 1950-1960 arasını kapsamasından dolayı Cevat Geray’ın verilerini ölçüt olarak almıştır. Göçmenlerin nüfusu, mesleği, muhtaç halde olup olmadığı vs. konularda muhacir defterlerine kayıtlar tutulmuştur. Ayrıca iskân edilecek yerin nüfus yoğunluğu ve kabul edeceği göçmenin ne kadar olacağı hakkında bilgi istenmiştir. Bu kayıtlara göre il iskân planları hazırlanmıştır. Devletin öncelikli hedefi, göçmenlerin barınabilmeleri için bir eve yerleştirilmesi ve sonrasında göçmenlerin üretici duruma geçirilerek hem devlete yük olmamaları, hem de hiçbir kimseye muhtaç olmadan kendi geçimlerini sağlaması şeklinde olmuştur. Bu yüzden Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da ilçe ve köylerde göçmen evleri yapılmış, çiftçi olan göçmenlere arazi, hayvan, tarım araç gereci, tohumluk verilmiş, donatım ve çevirme kredisiyle üretime başlaması hayatını idame ettirmesi sağlanmıştır. Ticaret ile uğraşanlar için dükkânlar açılmış ve ticari krediler verilerek iş kurmalarına yardımcı olunmuştur. Gelen ailelerin yerleşim ve işyeri için iki tip konut projesi hazırlanmış, bunların inşaatına hemen başlanılarak çiftçi göçmenler için köylerde, yetişmiş işgücü için de şehir ve kasabalarda konut üretilmiştir. Bunlar yapılırken devlet büyükleri, vali, kaymakam, iskân memurları ve diğer görevliler Trakya’da inceleme gezileri yaparak göçmenlerle görüşmüşler ve yapılanları denetlemişlerdir. Türkiye Göçmen ve Mültecilere Yardım Birliği Edirne, Tekirdağ, Kırklareli merkez ve ilçelerinde şubeler açmış bu şekilde hem halkın katılımı sağlanmış, hem de yapılan yardımlar birlik aracılılığıyla göçmenlere ulaştırılmıştır. Göçmenlerin sağlık sorunları karşısında hastaneler yeterli gelmediği için yeni hastaneler açılmıştır. Sağlık taramaları yapılarak salgın hastalık yayılmaması için tedbir alınmıştır. Bu görevleri üstlenen Kızılay, göçmenlerin misafirhaneye gelmelerinden iskân yerine kadar iaşe, giyecek, sağlık gibi her türlü yardımda bulunmuş, ayrıca göçmenlere yapılan yardımlar için aracılık görevi üstlenmiştir. 214 Trakya’ya göçmenlerin yerleştirilmesinin gelmesi sosyal, ekonomik, demografik etkileri olmuştur. Göçmenlerle birlikte bölgenin nüfus yoğunluğu artmıştır. Göçmenlerin büyük oranda tarımla uğraşmaları, toprakların daha verimli hale gelmesini sağlamıştır. Ayrıca kısa zamanda üretici duruma geçmeleri ekonomiyi canlandırmıştır. Türkiye bu göçe hazırlıksız yakalanması sebebiyle bütçe olarak yetemeyeceği sıkıntıya girmiştir. Bu konuda Kızılay, Göçmen ve Mültecilere Türkiye Yardım Birliği ve yabancı ülkelerin yardımları olmuştur. Ancak Türkiye hem halkın yardımları hem çeşitli kurumların yardımlarıyla bu göçmenlerin iskanının üstesinden gelmiştir.

Hiç yorum yok: