Osmanlı torunu Evlad-ı Fatihanlar... Geçmişi bilerek onu unutmadan, geleceğe kanat açanlar... Biz bize benzeriz ve özgün olma iddiasındayız. Kuruluş: Sofya 26 Mart 2008, Halen yayın: İstanbul
21 Mayıs 2020 Perşembe
16 Mayıs 2020 Cumartesi
12 Mayıs 2020 Salı
Balkan Savaşları Esnasında Bulgarların Müslümanları Zorla Hristiyanlaştırması
Tanassura İcbâr
– Selanik’ten 13 Mart târîhi ile Neue
Freie Presse gazetesine iş’âr ediliyor: “Osmâniye, Cum’a-i
Bâlâ ve Petriç kazâlarına mensûb on dört nâhiyenin Selanik’e gönderdikleri hey’et-i murahhasa, konsoloslara
mürâcaat ederek dinlerinin muhâfaza edilmesini istirhâm
etmişlerdir. Bulgarlar, köylerde İslâmları Hıristiyanlık’ı kabûle mecbûr ediyorlar. Aksi takdîrde İslâm ahali katl ü darb
ediliyor. Tanassur edilenler, kendi arzuları ile ve bilâ-cebr
Hıristiyanlık’ı kabûl ettiklerine dâir bir varaka imzâ etmeye
mecbûr ediliyorlar. Kilise çanları çalındığı zaman kiliseye gitmeyen bu kabîl cebrî hıristiyanlar tehdîd ediliyorlar.”
Kaynak: Sebilürreşâd Mecmuası, c. 10, ad. 236, s. 35.
Ehl-i Salîb Mezâlimi:
4180 Hâne İslâm Ahâlîsinin Tanassur Ettirilişi – Sofulu, Ortaköy, Koşukavak, Gümülcine kazâlarının muhtevî olduğu 21 parça karyede mutavattın 4180 hâne İslâm ahâlîsinin Ehl-i Salîb pîşdârı Bulgar vahşîleri tarafından gördükleri
mezâlim ve ta’addiyât hakkında bu köylerden Edirne’ye gelebilenlerin ifâdât-ı âtiyyesini hürriyetperver! Avrupa hıristiyanlarının enzâr-ı bî-insâfına arz ederiz: “Köylülerin evvelâ
isimleri değiştirilmiş, eski ismini söyleyenden 12 lira cezâ-yı
nakdî alınmış, ısrâr edenler dayak altında öldürülmüştür;
Pazar günü bütün ahâlî süngüler altında ma’bede sevk olunuyor ve câmi’lere ilâve olunan birer vaftiz mahalliyle kilise
yapılıyordu. Kadınların başlarına siyah birer örtü geçirilmiş,
ferâcelerinin üzerine Bulgarların budya nâmını verdikleri
önlükler konmuştu, bütün sarıklar parça parça edilip ateşte
yakılmış, her köylünün başı şarapla yıkanmış, kazanda su
ısıtılıp yapraklı, bir dalla herkesin üzerine serpilmiş, yerinden
kalkamayacak kadar ihtiyâr olanların evine gidilerek “mâ-i
mukaddes!”den mahrûm kalmamalarına dikkat olunmuştur. Her tenassur eden köye Bulgarca okutmak, âyîn-i cedîdi
öğretmek için birer daskalos (mu’allim) gönderiliyordu. Az
zamanda bütün sakal ve saçlar kesildi, icrâ olunan teblîğāt-ı
resmiyyede bir köyün Pomağını kabûl eden diğer köy halkın
derhâl katli’am cezâsına düçâr edileceği i’lân olunmuştu.
Kaynak: Sebilürreşâd Mecmuası, c. 10, ad. 255, s. 348.
6 Mayıs 2020 Çarşamba
Sultan Abdulhamid'in İstihbaratçısı Samokovlu Halil Yaver Kimdir?
Sultan Abdulhamid'in İstihbaratçısı Samokovlu Halil Yaver Kimdir?
Halil Yaver'in kendi anlattığına göre öz geçmişi şöyledir.
Halil Yaver aslen Bulgaristan’lıdır. Küçük yaşta Türkiye’ye gelmiş ve II. Abdülhamit tarafından okutulmuş ve Kazasker (askeri hakim) olmuştur. Hukuk Fakültesinin ilk mezunudur. Diploma numarası (1) dir. Bulgarcayı iyi bildiği için Türkiye’nin Bulgar
istihbaratı ile ilgili seksiyonunda çalışmıştır. Mekteb-i Mülkiye'de (Siyasal Bilgiler Fakültesi) Bulgarca dersi okuttuğundan kitaplarına Prof. Avukat Halil Yaver diye imza atarmış. İstihbarattaki görevi sırasında iki önemli olayı ortaya çıkarmakla övünür.
Biri Osmanlı Bankasını Ermeni Komitacıların tünel açıp bombalaması girişimi, diğeri de I. Dünya Savaşı sırasında müttefikimiz Bulgaristan sınırları içindeki ortak düşmanımız olan İngilizlerle bağlantılı bir telsiz istasyonunu meydana çıkarmasıdır. Şimdi Osmanlı Bankası olayını anlatalım. Karaköy civarında azınlıklara ait bir okulun teftişine (Halil Yaver o sırada azınlık okulları müfettişlerindendi) gitmiş. Okulun bahçesinde bir toprak yığını görmüş. Toprağı incelemiş. Okulun bahçe toprağına benzemediğini, bu toprağın dışardan geldiğini anlamış. Bunun nereden ve niçin getirildiği konusu onun içine dert olmuş, toprağın dışardan okul bahçesine getirilmesi sırasında bir kısmının arabadan etrafa döküleceğini düşünmüş. Bu sefer dışarıda aramalar yapmış. Yolun elli, yüz metresinde bu toprağa rastlamış. Böylelikle toprağın nereden geldiğini bulmuş. Sonunda bunun Karaköy’deki Osmanlı Bankası’nı tünel açmak suretiyle havaya uçurmak isteyen Ermeni komitacılar tarafından düzenlendiğini ortaya koymuş.
İkinci olaya gelince, I. Dünya Savaşı sırasında Bulgar mektupları sansürüne Halil Yaver’i memur etmişler. Kendisinden önce bu görevi yapan kişi oldukça tembelmiş. İncelemediği mektupların sayısı bir hayli çokmuş. Bunların arasında üç dört aylık yurtdışından gelen ve yurtdışına giden Bulgarca mektuplar birikmiş. Halil
Yaver ilk önce bu mektupları okumaya başlamış. İçlerinde Bulgaristan’a gidecek bir mektubun özel (kodlu) bir mektup olduğu kanısına varmış ve istihbarat dairesine mektubun gideceği adresin özel bir kontrole tabi tutulması gerektiğine işaret etmiş. Bulgaristan müttefikimiz olduğu için durum Bulgar hükümetine de bildirilmiş. Bulgar polisi gerekli hassasiyeti göstermiş. Sonuç olarak orada bir telsiz istasyonunun bulunduğu ortaya çıkmış.
Halil Yaver, II. Abdülhamit döneminde istihbarata çalıştığı gibi 1908 sonrasında yine istihbaratta çalışmaya devam edebilen sayılı kişilerdendir. Çünkü 1908 den sonra II. Abdülhamit istihbaratçılarının önemli bir kısmının görevine son verilmişti. Halil Yaver 75 yaşından sonra delirmiş, Bakırköy Akıl Hastanesi’nde ölmüştür. Mareşal Çakmak’ın güvenilir adamıydı. Mareşal Çakmak-Şükrü Kaya çatışmasında Şükrü Kaya aleyhinde büyük hizmetler yapmıştır. Bu arada Şükrü Kaya aleyhinde dökümanlar Halil Yaver tarafından sağlanıp Habil Adem’e verilmiş ve Habil Adem tarafından Nereye Gidiyorsun Türkiye başlıklı bir kitap hazırlanmış ve kitap Prof. Avukat Halil Yaver imzası ile yayınlanmıştır. Bu kitap piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra Şükrü Kaya’nın emrinde bulunan İstanbul Valiliğince toplatılmış ve mahkemeye verilmiştir. Uzun bir yargılamadan sonra da beraat etmiştir. KAYNAK: https://edebivizor.com/
HALİL YAVER'İN YAZDIĞI KİTAPLAR
Bugünkü Bulgaristan'da Türk Düşmanlığı Yazan: Halil Yaver İstanbul Barosu Avukatlarından ve Tuna Vilayetinin Sofya Sancağının Samokov Kazasının Dolna Banya köyünden |
Bulgarların Balkanları İstila Planları Halil Yaver İstanbul 1938, 116 sayfa |
5 Mayıs 2020 Salı
FİLİBE TÜRKLERİNİN SESİ HAMİYET GAZETESİ, Sezgin TOPAL
Filibe’de, 25 Kasım 1896 tarihinde Stara Planina Basımevi’nde basılarak yayın
hayatına başlayan Hamiyet Gazetesi’nin, 11 Ekim 1897 tarihine kadar 95 sayı yayınlanmış
olduğu görülmektedir. Her bir nüshası 4 sayfadan oluşan gazete, düzenli bir yayın
gerçekleştirmemekle beraber 17. sayıya kadar haftada iki kez, 17. sayıdan itibaren ise
haftada üç kez yayınlandığı anlaşılmaktadır.
Gazete, Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa Devletlerinin izlemiş olduğu politikayı ve Balkanlardaki siyasî çözülmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Devletleri ile olan ilişkilerini içermektedir. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin eğitim faaliyetleri hakkında da bilgiler vermektedir. Bu çalışmada Balkan Türklüğünün kültürel hayatında büyük katkısı bulunan Hamiyet Gazetesi tanıtılarak, içeriği ele alınmıştır.
Makaleyi okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:
Filibe Türklerinin Sesi: Hamiyet Gazetesi (İlmi Makale)
Gazete, Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa Devletlerinin izlemiş olduğu politikayı ve Balkanlardaki siyasî çözülmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Devletleri ile olan ilişkilerini içermektedir. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin eğitim faaliyetleri hakkında da bilgiler vermektedir. Bu çalışmada Balkan Türklüğünün kültürel hayatında büyük katkısı bulunan Hamiyet Gazetesi tanıtılarak, içeriği ele alınmıştır.
Makaleyi okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:
Filibe Türklerinin Sesi: Hamiyet Gazetesi (İlmi Makale)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)